TAKLİTLERİ DE ÇOK İYİ

Kategori: Uncategorized | 0

Parmaklarıma izin veririm, hiç karışmam onlara, ne yapmak istediklerine kendileri

karar verir.

Bu arada, beynimden yardım talep ettiklerini söylemeliyim. Ama sadece talep ederler…

Sonra, benim de bilmediğim yerlere kimi işe kimi avlanmaya gider.

Bazı seslere hücum edip yakalarken vahşidirler, bazı sesleri sararken bir kundak gibi

yumuşak ve evcil.

Her biri ayrı bir zekâya sahiptir. Kavradıkları enstrümanı, geleceği sanatın

yüceliğine yazgılı görkemli bir heykelin hamuru gibi yoğurup, insan elinden

kurtulamayacak en zoru, kolaylıkla halleder, herkesi şaşırtan şeyler yaparlar.

Yetenek ve ilginin etkisi altında, bir ekip çalışması çıkarırlar ki,

hiç kimse uyumsuzluklarını görmemiştir.

Biz yaptıkları işe her ne kadar enstrüman  çalmak desek de,

parmaklarımı izleyen Yunanistanlı yaşlı bir ressamın

az önce on meleğin dans ettiğini gördüm”  dediğini bizzat duydum…

Ben dans etmeyi pek bilmem ama düşerim ellerimden fırlayan parmakların peşine.

 

Neler oluyor,  neler…

Ahali karanlıkta kalan gizli güçlerini keşfediyor.

Kızılderili kabile liderinin, savaşı kazanmasına ramak kalıyor.

Çe Guvara tam göğsünden yara alıyor.

Jimi Hendriks, bir ayağını Lonradaki, bir ayağını İstanbuldaki sahneye basıyor.

İki gözü kör dedem, her şeyi görüyor, gösteriyor:

Bak diyor bana.

Orman amuda kalkmış, dalların yerini kökler alıyor.

Görüyorum ki, yabancı ya da aileden, genç ya da yaşlı,

dinleyen herkesin gönül dağından  at nalları savruluyor.

Çivilerinden kurtulmuş at nalları bunlar,

Görüyorum ki, rüzgar dağ başlarından şelaleler döküyor.

Ayağa kalkıp koşan nehirlerdir bunlar.

( Nehir ayağa kalkar mı deme, sen hiç mi görmedin çaldığım sazı)

Görürsün!

Görürsünki, karıncalar yüklenmiş buğday tanelerini.

Tahıl karıncanın, talih aşığın sırtında.

Görürsün ki, diz çöküyor,

önce diz çöküyor söyleyeceği türkünün önünde Muzaffer Özdemir.

Görürsün ki, alnına şiir yazılmış, eline saz yakılmış.

Görürsün ki, kulaklarının yanında,  gözleri de olanlara müzik yapıyor.

Görürsün ki, bu Bağlamanın basamakları çok geniş.

Ancak üçüncü basamağa kadar çıkmış olanlar var.

Taklit de olsa yaptıkları, onları da afferinlemeliyiz…

Muzaffer Özdemir